21 Şubat 2011 Pazartesi

TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKALIM....

Konuştuğumuz Türkçenin neredeyse yüzde 60'ı yabancı kelimelerden oluşuyor. Konuşurken hiç farkına varmıyoruz çünkü öylesine alışmışız-alıştırılmışız ki sanki öz Türkçe bu ve biz öz Türkçemizi konuşur gibiyiz.. Ama şu aşağıdaki şiiri okursanız, sizlerde benim gibi farkına varacaksınız:(
Yusuf Yanç, Türkçemizin giderek bozulmasına şiirsel bir dille tepki vermiş...

Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum.

Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Hani bir ferman yayımlamıştı,
Bu günden sonra divanda, dergahta, bergahta, mecliste, meydanda,
Türkçe’den başka dil konuşulmaya diye.
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkânın store, bakkalın market, torbanın poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
İlan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard,
Bilgi akışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde welcome,
Çıkışında good-bye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body-guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Seki’nin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
İş hanımızı plaza, bedestenimizi galleria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast-food,
Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, girişimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı?

Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
Pekâlâyı, oluru okey diye söyleyeniniz var mı?
Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri oley oley, şaşırınca woov diyeniniz,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe-show levhasının altında,
Acının da acısı, neskaaaave içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı... hani
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?
Nasıl inşallah bundan böyle gerçek Türkçemizi kullanırız.........
Şimdilik hoşçakalın.....

7 yorum:

marifet ellerimizde dedi ki...

MERHABA MELEK HANIM :)YAZINIZI ZEVKLE OKUDUM VE TÜM KALBİMLE KATILIYORUM.BU ARADA KEDİLERİNİZ ÇOK TATLI:)BENİM AFACANLARDA KEDİ İSTİYOR ANCAK GÜVENİP EVE ALAMIYORUM:(

SERAP dedi ki...

Güzel bir konuya deyinmissin Melekcim..!
Hele birde buradaki genclerin konustugu bir dil varki ne Almanca ne de Türkce, ikisinin karisimi bir sey.Icler acisi..Buradaki insanlar bilhassa 3 be 4 üncü nesil cok milliyetcidir.. Türkiye'yi sadece izinden tanirlar ama dil konusuna gelince ne konusurlar ben bile anlamam.Uydurma birsey..!

karamel mutfak dedi ki...

melekcim ya nede guzel yazmis .farkina varmadan nede cok kelimeyi olduruyoruz turkcemizi

medura dedi ki...

Maalesef istemesek de farkında olmadan o kadar çok kullanıyoruz ki... Hr taraftan bombardıman var :(
Bir de tiki kız Türkçesi var, korkunç diksiyon hataları, ooof of...

özden dedi ki...

Böyle önemli bir konuya değindiğiniz için çok teşekkür ederim Melek Hanım.Gözgöre göre özümüzü benliğimizi kaybediyoruz farkında olarak veya olmayarak.Bunu değiştirmek için birşeyler yapmak gerekiyor ve çok acil...cep telefonu hastanesi açılmış gsm hosbital yazıyor tabelada.Türkçe dükkan isimi görmek çok zor çarşılarda.içler acısı yüreğim yanıyor yeni nesil buna çok çabuk alışıyor.Alışveriş merkezleri yabancı isim.Ben Ankara'da yaşıyorum Acity,optimum,Arcadyium, vb.sanki Türkiye değil...yazık oluyor bilinçlenmek lazım...kahroluyorum :(

nilly'nin dünyası dedi ki...

Bir ülken öz değerlerini yitirmeye başladığında o ülke başka ellere teslim olmuş demektir.Bizler toplumda modernleşme adına sohbet arasında aman güzel konuşayımda beni bilgili sansınlar adına çok meraklıyızdır. Eşyalardan söz ederken "obje" demeyi matah birşey sanırız.Gençler "iyiyim" yazıncaya kadar "ii" yada "oğlum "yazacaklarına "olum" gibi buna benzer çok yanlış yazım kullanarak Türkçemizi yozlaştırmaktayız..
Bir ülke kendi özdeğerlerleriyle vardır.Ben Türk'lüğüm ve Türk'çemle gurur duyuyorum.Yazıyı paylaştığınız için teşekkür ederim..
Nilly

mermer tezgah yemek tarifleri dedi ki...

gerçekten çok üzülüyorum yıllarca önüne geçemediğimiz bir özenticilik almış başını gidiyor .Türkçemize hayran olduğum gibi, ben bütün yörelerimizin şivelerinede bayılıyorum .Umarım millet olarak bazı şeylerın farkına varırız inşallah.Sizide kutluyorum önemli bir konuya değindiğniz için .

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...